« Önceki | Sonraki »

23/5/2006

AÅŸk NediR?

 

 

______________AÅžK________________________________________

Gerçek AŞK, daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir.

AŞK en tehlikeli inançtır.Aşk çok cesur olmayı gerektirir ve cesareti daima sınar,hep zorlar.Bu yüzden herkez aşık olamaz.Tehlikeye duyulan ilgi,gençlik yıllarında daha yoğundur. Kimileri her zaman tehlike içinde yaşamayı seçer ve kimileri hep genç kalır.

Varlık sezginin,duygunun ve aşkın bir sırrıdır.Bu kişi,bu sey yani bireysel,yalnız duyumda,yalnız aşkta mutlak bir degere sahiptir.Sonlu ve sonsuz orada bulunur.Aşkın sonsuz derinliği ve aşkın gerçeği ,bununla yalnız bununla kaimdir.En derin ve en yüce gerçekler duyumlarda saklıdır.Böylece genel olarak başımız dışında bulunan bir nesne varoluşun gerçek ve antolojik belgesi aşktır,varoluşun aşktan ve duyumdan başka belgesi yoktur.

Aşk iradenin ereğidir.Her türlü dışsal emir ve baskılardan çok usa uymak gerekir.İradenin ereği olan bu aşktan başlayıp tutkuda sona eren bir yaşam mutludur.Bizler aşk karekreri ile doğarız.Aşk ruhumuz yetkinleştikçe gelişir ve bizi güzel görünen şeye götürür.Bundan sonra bizim bu alemde sevmekten başka bir şey için var olduğumuzdan kim kuşkulanır ki..?

Şayet ilişki bizleri kendi kendimize karşı gerçekçi olmak adına eğitmek ise değişiklikler otamatiktir.

AŞK karşılıklı oturup birbirinin gözünün içine bakmak değil,el ele verip ileride aynı noktaya bakmak ve gene el ele o noktaya doğru ilerlemektir.

AŞK,yanındakinin bir şeyler yapma hakkını teslim etmektir,saygıdır.

AŞK zaaflarımızın olduğunu ortaya çıkarır,kabullenmektir.

AŞK korumaktır, sorumluluktur.

AŞK sizi kucaklayan kolların gittikçe daha çok sarılmasıdır.mutluluktur.

AŞK kocaman yatağın üçte birine sığmaktır yakınlıktır.

AŞK uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır.düşlerin gerçek olmasıdır.

AŞK tanıdığını zannettiğin insanın yeni yanlarını keşfetmektir tazeliktir.

AŞK asla anlatılmayacak özel bir hikayedir.

Hiç kimse uzun süre evli kalmadıkça gerçek aşkın ne olduğunu anlayamaz...!

23/5/2006

böylee bir ♥ک@rkı yokkk!!!♥

 

 

  • ~çOcUkL@® g!Bí~

    BeNdE HiÇ TüKeNmEz bİr hAyAt waRdI
    KırLaRa yAyıLaN İlK bAhAr gİbİ
    kAlBiM HiÇ DuRmAdAn hIzLa çArPaRdI
    GöĞsÜmÜn iÇiNdE AtEş wAr gİbİ

    BaŞıNı gÖğSüMe sAkLa sEwGiLİM GüZeL SaÇlArInDa dOlAşSıN Elİm
    BiR GüN AğLaYaLıM bİr gÜLELİm
    sEwiŞeN YaRAmAz çOcUkLaR GiBi...

    hİssEdİnCe sAnA WuRuLdUğUMu AnLaDıM nE kAdAr YOrULDuĞuMu
    SaKiNlEşTiĞiMi DurULDuĞuMu DeNiZe dÖkÜlEn bİr pInAr gİbİ

    bAşInı gÖğSüMe SaKlA SewGiLİm
    gÜzEl sAçLaRıNda DoLaŞsIn ELİm
    BiR GüN AğLaYaLıM BiR Gülelim
    SeWiŞeN YaRaMaZ ÇoCuKlAr GiBi

    sÖzÜn şİiRLErİN mÜkEmmElİdİr
    sEnDeN BaÅžkAsInI SeWeN DeLiDiR
    YüZüN ÇiÇeKLErİn eN gÜzELİdİr
    gÖzLeRiN BiLiNmEZ Bİr dİyAr gİbİ

    ..........SEZEN.A..

19/5/2006

@kℓımın od@ℓ@rı

Bir yerlerde tıkanıp kaldıysa hayat, soluk almak güçleştiğinde,
Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,
Dağlara dönmeli yüzünü insan.
Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;
Yeni insanlarla tanışmalı, yeni kesifler yapacak....
 
Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa,
Gerçekleştirmeyi denemeli!
Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını;
Zamanın bir nehir, kendisinin bir sal olup da,
O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.
 
Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,
Her aksam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;
Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inip
Servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini;
Gördüğünü hissedebilmeli!
 
Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,
DeÄŸerli olabilmeli hayat!
İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!
Başkasının yerine koyabilmeli kendini;
Ağlayan birine gül, inleyen birine sus dememeli!
Ağlayana omuz, inleyene çâre olabilmeli!
Şu adâletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı;
Sevgisiz, soysuz kalarak!
Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,
Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine...
 
Güneşin doğusunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını...
Karda yaÄŸmurda sevincine, coÅŸkusuna;
Fırtınada boranda öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın!
 
Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği;
Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli!
Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi,
Mutlu etmeden mutlu Olmayı beklememeli!
 
Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı;
Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı!
Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için,
Hiç çâresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin;
Ağlamayı bilmiyorsan, neşesizdir kahkahaların;
Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların...
Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne kendini düşünmekten herkesi unutmamalı!
Bilmeli çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için...
Sadece, anlatacak bir ÅŸeyleri olduÄŸunda deÄŸil,
Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli!
Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere...
 
Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları,aynı bahanelerle tekrarlamaması için!
Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak!
Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak!
Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi;
Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin sevdiklerinin;
Zaman bulabilsin;
Bir teşekkür, bir elveda için...
 
Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer;
Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten;
Ama, herkesi sevemeyeceÄŸini de her ÅŸeyi bilemeyeceÄŸini de fark edebilmeli insan!
Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi...
Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı...! *
 
Can Dündar...

19/5/2006

heyyy sen ???orjinalmisin yoksa yan sanayimi:):)?

                                                                                   
 
Hiç düşündünüz mü orijinal kişiliklerinizden kaç kopya çıkarılabileceğini?

Kaç farklı hayatı bir arada yaşadığınızın farkında mısınız?

İstemeden yaptıklarınız, isteyip yapamadıklarınız, gündüz yapıp gece pişman olduklarınızla nasıl çaresizce başka başka dünyalara doğru kanat çırpmaya çabaladığınızı fark ediyor musunuz?

Bir dost nikahının ortasında birden bastıran hüznün, bir büyüğün cenazesinde karşılaştığınız eski bir sevgiliyle çıkagelen coşkunun, sizi nasıl kopya kopya çoğalttığını ve tek bir sizden ne çok sizler yarattığını biliyor musunuz?

Sinirli bir hayatı çabucak tüketmek için dörtnala koşturup dururken, bir an olsun durup, geride kaç farklı ayak izi bıraktığınıza dikkat ediyor musunuz?

Sahi kaç kopyayız biz?

Aynı beden içinde kaç farklı ruh halini aynı anda yaşayıp, kaç farklı kişiliğe bürünebiliyoruz?

Bu kiÅŸiliklerin hangisi biziz, hangisi fotokopimiz?

Hüzünlü bir dağ başında sadece ırmak şırıltısı ve kuş sesleriyle sakin bir hayatı düşleyen bıkkınlar mısınız, yoksa deniz kenarında bile televizyonlarını ve cep telefonlarını elinden bırakamayan gönüllü kent mahkumları mı?

Ya aynı anda ikisine birden özenmenizi nasıl açıklayacaksınız? ..

Hangi kopyanız 'Kaçıp gidelim uzaklara' diyor, siz sıkı sıkıya bu topraklara bağlı dururken? ..

Kinler, sevgiler, öfkeler, kahkahalar ve gözyaşlarıyla örtülmüş, çok kopyalı bir hayatı nasıl kendinize bile söylemeye cesaret edemediğiniz bir tur iki yüzlülükle yaşayıp gittiğinizi fark ediyor musunuz?

Resmi bir toplantının ortasında, aklınızdan masanın üzerindeki kalın raporun sayfalarından oyuncak uçaklar yapıp, tek tek aşağı atmak geçerken hala büyük bir ciddiyetle kös kös oturuyor olmanızı gülümseyerek mi hatırlıyorsunuz, üzülerek mi? ..

Aklınızdan geceni yapamamanın, ruhunuz kopya kopya çoğalırken asıl hayatı tek kopya olarak tüketiyor olmanın bedelini biliyor musunuz?

Kopyalarınızı orijinal kimliğinizle konuşturuyor musunuz hiç? ..

İçinizdeki canavar, ruhunuzdaki melekle hesaplaşıyor mu?

Siz kopya sandıklarınızın bir bileşkesi misiniz? Yoksa kopyalarınız da aslınıza mı benziyor?

Bilmeden her kopyada aslınızı yeniden mi üretiyorsunuz?

Göçüp giderken ardınızda kaç asıl, kaç suret bırakacaksınız?

Kaçının hatırlanmasını isteyecek, kaçından utanacaksınız?

Sahi, kaç kopyasınız siz? ..

Hangisi sizsiniz, hangisi fotokopiniz? ..

Can Dündar

19/5/2006

düny@ @şkı ins@nlık @yıbı..

 

 

KİMSE NE OLDUM DEMESİN NE OLUCAM DESİN !!!!

BU İNSANLAR BİZİM İNSANLARIMIZ BUGÜN ONLARIN BAŞINA GELEN YARIN BİZLERİNDE BAŞINA GELEBİLİR BUNU LÜTFEN UNUTMAYIN!!

http://Yardım elini uzatmak isteyenler Tıklasın Türkiyede 80 Milyon insan yaşıyor herkez beşyüzbin lira verse bile 400Tirilyon yapıyor siz hesaplayın artık..cep telefonunuzdan bir mesajla bile bagısyapmak mumkun herzaman geyik yapmak ıcın harcadıgımız kotorlerimizi bırkezde hayır için harcayalım (http://www.denizfeneri.org.tr/icerik.asp?icerik=ANASAYFA)

Kategorilerim

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı